Stres ve Deri Hastalıkları Hakkında


Depresyon, anksiyete, obsesyonlar gibi pek çok psikolojik durum gibi stres ve deri bağlantısı pek çok hastalığa ve belirtiye neden olabilir. Çünkü derimiz, iç ve dış ortamlarımız arasında, dış dünyayla bağlantılarımızın başladığı bir sınır oluşturan, duygu, heyecan ve tepkilerimizin ifade organı, beden imajının da en yoğun olarak somutlaştığı organımızdır. Diğer insanlarla olan iletişimimizin de temel organlarından biridir. Sevgi, şefkat, aşk, nefret, kızgınlık, öfke, ceza gibi tepkilerimizin de en önemli ifadesi yumuşak veya sertçe dokunmalar şeklinde derimiz aracılığıyla olmaktadır. Yoğun bir stresle karşılaşıldığında kişi bunu kendi olanaklarıyla aşamıyorsa, bir ruhsal gerileme ve bazen organik yansımalar şeklinde belirtiler karşımıza çıkacaktır.

Stresin hem hümöral ve hem de hücresel immun sistemi etkileyerek, immun sistemi baskılayabildiği gösterilmiştir, stresin lenfosit proliferasyonu ve killer hücrelerin aktivitesini yavaşlattığı gösterilmiştir ve bu yoldan da değişik hastalıklara neden olabileceği kesindir. Mekanizma çok açık olmamakla birlikte beyin ve immune system ilişkilerine dayandığ düşünülmektedir. Beyin ve immun sistem otonomik sinir sistemi ve hipofiz aracılığıyla, nöroendokrin yolla ve çift yönlü olarak bağlıdır. Nöropeptidlerin nörotransmitter ve nöromodülatör olarak rol oynadığı sanılmaktadır. Nöropeptidler aynı zamanda immun sistem üzerinde de önemli etkilere sahiptir.

Terleme, kızarma vb bazı fizyolojik durumlarda emosyonel stresin yeri herkesçe bilinmektedir. Hiperhidrozda da stres önemli bir tetikleyicidir.

Psikosomatik hastalıklarda stres, diğer bir çok emosyonel faktör gibi çok önemli bir rol oynar. Stres sonrası hastalıkların ortaya çıkış süreleri değişkenlik göstermektedir. Örneğin Hiperhidrozis ve atopik dermatitte dakikalarla ölçülebilecek kadar kısa sürede reaksiyon görülebilir. Psoriasiste ise günler ve haftalar gibidir.

Psoriasiste hastalığın başlangıcında ve alevlenmelerinde depresyon vb. yanı sıra stresin de çok önemli rolü vardır ve başlangıçta genelde önemli bir stres tanımlanmaktadır. Stres azaltıcı, psikoterapi, biofeedback, grup tedavileri gibi yöntemler de oldukça olumlu sonuçlara yol açmaktadır.

Alopesia areatada da yoğun streslerin ani dökülmelere neden olabildiği bilinmektedir.

Ürtikerde stres çok önemli bir tetikleyicidir. Diğer nedenlerin varlığında dahi stres tek başına tetikleyici olarak rol oynamaktadır veya ana neden olabilmektedir. Özellikle duyguların ve tepkilerin sözlü olarak ifade edilemediği kişilerde neden olarak daha sıkça karşımıza çıkmaktadır. Emosyonel tetiklenmenin, kronik ürtikerlerde % 30-50 arası olduğu bildirilmektedir.

Liken planus ve pitriazis rozea’da stersin tetikleyici etkisi sıklıkla gözlenmekle birlikte bu konuda yeterli çalışma yoktur. Dizidroz, bakteriyel veya fungal enfeksiyonlarla tetiklendiği Kabul edilen bir hastalık olmakla birlikte, en sık görülen tetikleyici yine stres olmaktadır. Seboreik Dermatit de tamamen yapısal bir sorun olmakla birlikte atakların büyük çoğunluğu stres bağlı olarak gelişmektedir. Örneğin doçentlik sınavım öncesinde saçlarımın içindeki iri ve yağlı kepekler alnımdan dışarılara doğru taşmaktaydı. Atopik Dermatitte bir çok tetikleyici faktör arasında stres yine çok önemli bir yer almaktadır. Gerek çocuklarda, gerekse de erişkinlerde emosyonel streslerle ve ailevi olaylarla yoğun ataklar görülebilmektedir. Ayrıca kadınlardaki diffüz alopesilerde de stres önemli bir tetikleyicidir. Stres kılların zamanından önce telojen döneme geçmesine neden olur ve dökülmeyi hızlandırır. Strese bağlı tlojen dökülme bazan akut stresten 2-3 ay sonra ortaya çıkabilir.

Strest Rahatlatıcı Hastalıklar:

Liken Simplex kronikus: Genellikle puberteden sonra ve kadınlarda daha fazla görülür. Başlangıçta hiçbir belirti yokken kaşıntı hissiyle başlar ki bunu tetikleyen büyük ölçüde strestir. Kaşımaya başlandığında kaşıntı kriz halinde artarak sürer ve acı hissi hakim olana kadar sürer. Kaşıntı yineledikçe deri kalınlaşır, kalınlaştıkça, kaşıntı eşiği düşer ve daha çok kaşınır ve kısır döngü sürer gider. Gördüğümüz klinik tabloya hakim olan “Likenifikasyon” görüntüsüdür ve kronik kaşıntının yaptığı travmaya bağlıdır. Yerleşim yeri ise sağ elin atış alanı olan, scapula üzerleri, dizler, bacaklar, önkol, anal ve genital bölgedir. Kaşıntı akşamları artar, ayrıca stress altındayken, karar verme durumlarında vb çok artar.

Prurrigo nodularis ise liken simpleks kronikusun çok abartılı bir şeklidir. Vücuttaki genel kaşıntılarda, bazen ana neden olabilmekle birlikte kuruluk gibi diğer nedenlerin varlığında da tetikleyici olarak çok önemli bir yer alır. Nörotik ekskoriyasyonda hastalar derilerini koparmak için kaçınılmaz bir dürtü duyarlar ve kopardıklarında büyük bir rahatlama hissederler. Genellikle kendine güvenleri az, çekingen, mükemmeliyetçi kişilerdir. Depresyon sık görülen bir nedendir. Obsesifkompülsif hastalık zemininde de gelişebilir ve altta yatan neden ne olursa olsun stres önemli bir tetikleyicidir, deri koparma, strese karşı gerçek sorunlardan kaçmayı sağlayan bir sığınma gibidir. Lezyonlar yine sağ elin uzanabileceği alanlardadır, küçük krutlu erozyonlar, krutlar ve ortası açık, çevresi koyu lekeler tipiktir.

Onikotillomani, trikotillomani, onikofaji, trikofaji de nörotik ekskoriyasyonla benzer mekanizmalarla stresten kaçma yolları olarak karşımıza çıkmaktadırlar. Artefakt Dermatiti ise çocukların çoğunda ve erişkinlerin az bir bölümünde ani gelişen strese karşı geçici bir uyum bozukluğu şeklinde kendini gösterebilir ve bu hastalarda sonuç almak diğerlerine göre çok daha kolaydır ve olay yinelemeyebilir. Stresin tetiklediği deri hastalıklarının tedavisinde, özellikle psikolojik kökeni unutmamak, hastanın dermatolojik tedavisini düzenlerken, muhakkak destek psikolojik tedaviler de eklemek gerekir. Daha da doğrusu bir psikiyatrist ile işbirliği yapmaktır. Bu hastaları psikiyatra yönlendirebilmek kolay olmasa da başarılabilir bir iştir. Gerek hastanın psikiyatriye yönlendirilmesi, gerekse de tedavi uyumunun sağlanması için, hastanın güvenini sağlayacak şekilde güler yüzle ve şefkatle yaklaşılması, hastanın çok iyi dinlenerek, yeterli açıklama yapılması çok önemlidir.

 

kaynak: Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
Okunma: 212

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir