Saç Yıkarken Şampuan Kullanmak


Her ne kadar saç yıkarken şampuan olarak kullandığımız maddelerin işlevi son yıllarda karmaşık hale gelmiş olsa da, esas amaçları saçın yüzeyindeki sebum ve yabancı kalıntıları uzaklaştırarak saçı temizlemektir. Şampuan ürünleri, deri ve gözler için güvenli özellikte ve kullanım için uygun olmalıdır. Bu ürünler ayrıca iyi köpürme özelliğine sahip olmalı ve saçtan kolayca arındırılmalıdır. Yeterli süre için saklanabilmeli ve raf ömrü süresince kararlı kalmalıdır. Ayrıca şampuanların görünüşünün çekici ve kokusunun hoş olması tüketici açısından önemlidir.

Saç şampuanlarında saç üzerinde geçici bir örtü teşkil etmesi ve koruyucu etki göstermesi istenir. Bunlar aşırı kullanılırsa yağ bezlerinin daha fazla çalışmasını sağlar. Şampuan kaplarının üzerinde temeldeki etiketleri dikkatle okuyun. Bunlar çok şeyi açıklar. Şampuan kuru, yağlı, dengeli saçlar için mi, boyanmış rengi açılmış saçlar için mi, zenginleştirilmiş mi, zenginleştirilmiş ise hangi maddelerle zenginleştirilmiş, ilaçlı mı, alerji yapmayan türde mi, tıbbi maddelerle mi yapılmış yoksa suni maddelerle mi?

Deneyler protein maddelerle zenginleştirilmiş şampuanlardaki protein moleküllerinin saç teli tarafından emilerek saçı beslediğini ortaya koymuştur. Geri kalan protein molekülleri ise saçı geçici olarak kaplar, daha sonraki yıkamada akıp gider. Bu proteinli şampuanlar saçları daha kolay biçime girecek bir hâle sokar, telleri de hafifçe daha kalınlaştırır. Birçok şampuanın üzerindeki etikette ‘pH’ işareti vardır. Bu ‘asit ’ ya da ‘alkali ’ derecesini gösterir.

Saçın etrafını nemden oluşmuş sıvı bir örtü sarar. Bu örtünün hafifçe asitli olması gerekir. Fakat saç rengini değiştirme ve kalıcı dalga verme gibi saçtaki kimyasal uygulamalar, çoğu zaman alkali bir tortu bırakarak saçın pul ve lif tabakalarında yıpranma meydana getirir. Bu da saçta esneklik kaybına neden olur. Dolayısıyla saç kırılmasına, tellerinin uçlarının çatallaşmasına yol açar. Onun için bir şampuanın durulama, canlandırma malzemesinin pH derecesi saçın normal asit-alkali dengesinin korunması, düzeltilmesi konusunda önemli olabilir.

Şampuanın saç türüne uygun olmaması saça zarar verebilir. Uygun şampuan ancak denemeler sonucunda bulunabilir. Şampuanın saçları ne kadar temizlediğine bakın. Aynı şampuanın sürekli kullanılması saça olan etkisini azaltacağından ara ara değiştirilmelidir. Bunların yağlı, kuru, boyalı saçlar için kremli, kremsiz olanları vardır. Kuru saçlara yağ temin eden, yağlı saçların fazla yağını alan ve boyalı saçların rengini koruyan maddeler içermelidir. Ayrıca saçı şekillendiriciler içeren şampuanlar da vardır. Yağlı saçlar için genellikle limonlu şampuanlar, kuru saçlar için ise yağ içerikli şampuanlar kullanılır. Değişik yapıdaki şampuanlar arasında lanolinli, lesitinli, poli peptit ve aminoasitli, kininli, yumurtalı, ardıç katranlı, badem ve Hint yağlı tipleri vardır.

Şampuanların yıkama esnasında saçtaki sebum maddesini tamamen yok etmesi istenmez. Çünkü bu sebum saç ve saçlı deriye parlaklık ve yumuşaklık verdiği gibi bakterilerden de korur. Saç sık yıkanmamalı ancak ihtiyaç hissedildiğinde yıkanmalıdır. Şampuan az kullanılmalı ve ikinci yıkamaya gerek duyulursa kullanılmalıdır. Şampuanlar yoğun yapıda oldukları için saçtan kolay arındırılamamaktadır. Mutlaka sulandırılarak kullanılmalıdır. Saç, şampuanla veya sabunla yıkandıktan sonra donuk, rengi gitmiş bir hâl alır. Bundan dolayı son durulama suyuna mutlaka asitli maddeler (sirke, limon) katmaya özen gösterilmedir. Çünkü asitli çalkalamalar (sirke, limon) şampuan atıklarını arındırıp suyun kirecini kırarak saça yumuşaklık ve parlaklık verecek aynı zamanda saç ve saçlı derinin pH’ını normal seviyeye getirecektir. Ayrıca protein çöküşünü ve saçtaki aminoasit kaybını engelleyecektir ve açık kütikül pulcuklarını kapatacaktır.

Şampuanlar genellikle yüzey etkin madde içerir. Böylece ıslatıcı, emülsiyon yapıcı ve köpük temin edici özellikleri vardır.

Katyonik yüzey etkin maddeler köpük temin edici, temizleyici özellikleri yanında, negatif yük taşıyan keratinle, pozitif yük taşımaları dolayısıyla birleşirler ve saç üzerinde koruyucu bir örtü oluşturur. Böylelikle saçın yapısının bozulmamasını sağlar. Bunlar sert temizleyici olup deri üzerinde alkali etki gösterir.

Anyonik yüzey etkin maddeleri temizleme özellikleri iyidir ve yağsızlandırma etkisi formülasyonuna göre değişir. Bunlar yumuşak temizleyicidir ve deri ile uyumludur. En önemli madde ‘sodyum lauril sülfat’(SLS)tır. Bu su sertliğinden bağımsız olarak mükemmel temizleme özelliği sağlayan, çözünen, yüksek köpük oluşturucu özelliktedir. Son zamanlarda ‘amonyum lauril sülfat’ kullanılmaya başlandı. Bu SLS’nin tüm özelliklerine sahip olmakla birlikte saçlı deri ile daha uyumludur ve saçtan daha kolay uzaklaştırılır.

Noniyonik yüzey etkin maddelerinin de iyi temizleme özellikleri vardır. Bunlar saçı güneş, deniz suyu, kum ve tuzun zararlı etkilerinden korumak için tercihen (aminoasitler ve polipeptidler) ilave edilir. Şampuanlarda zengin kararlı, kremsi köpük oluşturur ve diğer yüzey etkin maddelerin irritan etkilerini azaltır. Şampuanın formülasyonunu şunlar oluşturur:

* Birincil yüzey etkin madde (temizleyici)
* İkincil yüzey etkin madde (köpük arttırıcı)
* Kıvam verici
* Sertleştirici hacim arttırıcı
* Renk verici
* Opaklaştırıcı (sedefli beyaz parlaklığı)
* Koruyucu

kaynak: Saç Bakım Kozmetikleri / MEB
Okunma: 577

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir