Horner’s Sendrom


Horner’s sendrom gözün sempatik uyarımının kesilmesinden kaynaklanır. Etkilenen pupil myotik iken sağlam taraf normaldir. Küçük pupile ilaveten Horner’s sendromda üst göz kapağını düşmesi (pitozis) ve göz küresinin içe doğru batması (enoftalmus) da gözlenir. Üçüncü göz kapağı sıklıkla kısmen dışarı çıkmıştır (prolapsus niktitans).

Gözün sempatik uyarısı üst motor nöron (UMN) sistemi hipotalamus ve orta beyinden köken alan ileti yollarını içerir. Bunlar beyin kökü ve servikal kanala doğru seyrederek thorasik spinal kanaldaki (T1-T4) preganglionik hücreler ile sonlanır. Beyin kökü ya da servikal spinal kanaldaki UMN lezyonları Horner’s sendromun sebeplerindendir, bununla birlikte travma, infarktüs, neoplasi ya da yangısal hastalıklar sonucu sekunder olarak da gelişebilir. İpsilateral hemipleji ve diğer nörolojik anormalliklerde bu hastalıkla beraber gözlenebilir.

Preganglionik hücreler torasik spinal kordun ilk üç ya da dördüncü segmentinin gri maddesine yerleşmiştir. T1 ile T4 arasındaki spinal kord yaralanmaları ön ayaklarda kısmi ya da orta şiddetli LMN parasisi, aynı tarafta arka ayaklarda UMN belirtileri ve ipsilateral Horner’s sendroma yol açar. Bu lezyonlar köpek ve kedilerde spinal travma, disk kayması, neoplasi ya da kranial spinal kanalın infarktüsü ile görülebilir. Bunun dışında, intrakranial neoplasi, travma, infarktüsler sonucu gelişen UMN lezyonları, brachial pleksus kopmaları, thorasik spinal sinir yolu tümörleri, kranial mediastinal kitleler (lenfoma/thymoma), servikal yumuşak doku neoplasmaları, travmalar, kafatası travmaları gibi ilk nörondaki preganglionik sebepler ya da otitis media/interna, orta kulak neoplasmaları, retrobulber yaralanmalar, neoplasmalar gibi ikinci nöron postganglionik sebepler ve idiopatik nedenlerden kaynaklanabilir.

Horner’s sendromun lokalizasyonunu belirlemek için farmakolojik test önerilmektedir. Bu test ileti siteminin LMN kısmındaki lezyonun birinci nöronda mı (preganglionik) yoksa ikinci nöronda mı (postganglionik) olduğunu belirlemeye yardımcı olabilir. Test direkt ya da indirekt olarak etki eden sempatomimetiklerin topik olarak uygulanması ve pupillar cevabın gözlenmesi ile yapılır. İndirekt etki eden ajanlara cevap (hydroxyamphetamin) kararsız olabilirken, bu yüzden genellikle direkt etkili ajanlar (phenylefrin) farmakolojik lokalizasyon için kullanılmaktadır. Oldukça sulandırılmış konsantrasyondaki direkt etkili sempatomimetik (%0.1 phenylephrine: stok %10 solusyonu 1:100 tuzlu su ile dilue edilir) her iki göze uygulanır. Bu dilue solusyon normalde pupillar dilatasyona yol açmaz. Postgangliyonik lezyon sonucu etkilenen gözde ise 20 dakika içinde dilatasyon görülecektir. Her iki gözde de dilatasyon görülmez ise, dilatasyonun olabildiğini doğrulamak için bir damla kuvvetli (%10) phenylephrine her iki göze de uygulanmalıdır. %0.1 solusyonda etkilenen gözde dilatasyon ve %10 solusyonda her iki gözdeki dilatasyon hastalığın postgangliyonik lezyonu (orta kulak, retrobulber) gösterir. Bu test hastalığın lokaliasyonunun belirlenmesine yardımcı olurken, her zaman hastalığın sebebinin ve prognozunun belirlenmesinde faydalı olmayabilir. Horner’s sendromlu hastalarda diagnostik yaklaşım komple fiziksel muayeneyi ve oftalmolojik, nörolojik ve otoskopik muayeneleri içermelidir. Thorasik ve servikal röntgenler çekilmeli, serebro spinal sıvı muayenesi ve ileri teşhis yöntemleri (CT, MR) gibi klinikopatolojik testler spinal ya da intrakranial hastalık 11 şüphesi olduğunda düşünülmelidir. Postganglionik lezyondan şüphe edildiğinde kafa röntgenleri alınarak otitis media, neoplasi ya da travma yönünden orta kulak muayene edilmelidir. Bununla birlikte hayvanların yaklaşık yarısında Horner’s sendromun kesin sebebi belirlenememektedir. Hastalık bazı hayvanlarda da kendiliğinden iyileşebilmektedir.

kaynak: İstanbul Üniversitesi
Okunma: 312

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir