D Vitamini Eksikliği ve Önemi


D Vitamini Neden Önemlidir?

D vitamini, deride kolesterolden köken alan kalsiyum ve fosfor metabolizması ile ilgili olan bir hormondur. Son 20 yılda D vitamini konusunda çok fazla çalışma yapılmış ve hayret verici bulgular elde edilmiştir. Bugün D vitamininin vücutta hemen hemen her organı etkilediğini biliyoruz.

  • D vitamini kas ve kemiklerin sağlığında çok önemli bir role sahiptir. Kalsiyum ve fosforun bağırsaklardan emilimine yardımcı olmakla beraber kemiklerin sağlığı üzerine de katkıda bulunur. Bu nedenle D vitamini kas ağrılarını, kemik ağrılarını, kronik yorgunluğu ve osteoporozu önleyebilmekte ve tedavi edebilmektedir.
  • D vitamini bağışıklık sisteminin normal fonksiyon görmesinde hayati bir role sahiptir.Bu nedenle D vitamini astım, romatoid artrit, Tip 1 diyabet, Crohn hastalığı ve Multiple Skleroz gibi immun bozuklukların önlenmesinde ve tedavisinde kullanılabilmektedir.
  • D vitamini normal ve kanserli hücrelerin büyümesini kontrol etmektedir. Böylece D vitamini özellikle kolon, prostat, pankreas ve meme kanserlerinin önlenmesinde ve tedavisinde önemli bir rol oynayabilmektedir.
  • D vitamini pankreasta insulin üreten hücrelerden insulin sentezini uyarmaktadır. Ayrıca insülin rezistansını azaltmaktadır. Bu nedenle tip 2 diyabetin önlenmesinde ve tedavisinde yardımcı olabilmektedir.
  • D vitamini ‘Renin-Anjiyotensin-Aldosteron Sistemini’ (RAAS) inhibe eder. RAAS fazla miktarda çalışırsa yüksek kan basıncına (hipertansiyon), böbrek hastalığına ve kalp yetmezliğine neden olmaktadır. D vitamini RAAS’ı inhibe etmekte ve böylece hipertansiyon, böbrek hastalığı ve kalp yetmezliğini önleyebilmektedir.
  • D vitamini RAAS’ı inhibe ederek, insülin rezistansını azaltarak ve kan damar duvarlarında kolesterolün yerleşimini önleyerek koroner kalp hastalığını önleyebilmektedir.
  • D vitamini derinin normal fonksiyonunu etkilemekte ve bu nedenle psöryazis (sedef hastalığı) gibi deri hastalıklarının tedavisinde yardımcı olabilmektedir.
  • D vitamini diş sağlığını etkilemekte ve bu nedenle birçok diş probleminin önlenmesinde önemli rol oynayabilmektedir.
  • D vitamini kişinin ruhsal durumunu etkilemekte ve bu nedenle depresyon gibi ruhsal bozuklukların önlenmesinde ve tedavisinde önemli bir rol oynayabilmektedir.

D Vitamini Hakkında Yanlış Bilinenler

D vitamini hakkında doğru zannedilen fakat yanlış bilinen birçok düşünce vardır. İşte bunlardan bazıları:

  • Ben süt içiyorum, dolayısıyla D vitaminim düşük olamaz.
  • Her gün multivitamin ve kalsiyum hapları alıyorum, dolayısıyla D vitamini yönünden bir problemim olamaz.
  • Ben sağlıklı besleniyorum, dolayısıyla D vitaminim yeterli olmalı.
  • Haftada iki defa dışarıda tenis oynuyorum. D vitaminim nasıl düşük olabilir?
  • D vitamini almak istemiyorum, çünkü D vitamini toksisitesi ile ilgili yazılar okudum, oldukça korkunç idi.
  • Günde en az 15 dakika güneş altında bulunuyorum, D vitaminim iyi olmalı.
  • Ben güneşli bir şehirde yaşıyorum, D vitaminim nasıl düşük olabilir.

Bu tür yorumları yapanlara basitçe kanlarında D vitamini düzeylerine bakılması söylendiğinde birçoğunda kan vitamin D düzeylerinin düşük olduğu gözlenmektedir.

D Vitamini Eksikliği Nasıl Anlaşılır?

D vitamini eksikliği basit bir kan testiyle kolayca belirlenebilmektedir. Eksikliğinin belirlenmesi durumunda doktorunuz uygun bir tedavi şekli önerecektir. D vitamininin vücudunuzda eksik olduğunu kendi kendinize anlayabilmeniz pek mümkün değildir. D vitamini eksikliğinin semptomları diğer rahatsızlık ve hastalıklarla karıştırılabileceğinden en kesin çözüm doktor muayenesi ile kan testi yaptırmaktır.

D Vitamini ve Güneş Işığı Bağlantısı

Başlıca doğal D vitamini kaynağı güneştir. Güneş ışığına bağlı olarak derinin D vitamini sentezlemesi ekvatordan uzaklığa, mevsime, gün içi saate, derinin rengine, aşırı şişmanlığa, yaşa, güneş kremlerinin kullanımına ve hava kirliliğine göre değişim göstermektedir. Öyle ki 70 yaşındaki bir insanın deriden vitamin D üretebilme şansı 20 yaşındaki bir insana kıyasla mevsimden bağımsız olarak (yaz veya kış olması farketmeksizin) 4 kat daha düşüktür. Güneşten yeterli D vitamini elde etmek için saat 10-15 arası kol ve bacakların açık olarak güneş altında önemli miktarlarda kalması gerekmektedir. Bu şekilde uzun süre güneş altında kalmak deri kanseri gelişme riskini arttırmaktadır. Güneşlenme olsa dahi vitamin D’nin vücuttaki düzeyleri, fizyolojik olarak fonksiyonlarını minimum düzeyde yerine getirebilmesi gereken miktara (arzu edilen düzey olan 30 mikrogram/L) ulaşamamaktadır. Yine 15 faktörlü bir güneş kremi yeterince uygulandığında vitamin D sentezini %99’a varan oranda azaltmaktadır.

Optimal D vitamini düzeyini elde etmenin en iyi yolu uygun bir şekilde güneşlenmek ve doktorunuzun önerileri doğrultusunda dışarıdan D vitamini desteği sağlamaktır. Yoğun klinik çalışmalar sonunda günlük önerilen D vitamini dozu 2000-6000 I.U (50-150 mikrogram) civarındadır. Kan D vitamini düzeyinin ise 30-80 mikrogram/L arasında olması arzu edilmektedir.Üç ayda bir kan D vitamini ve kalsiyum düzeylerine bakılarak optimum D vitamini düzeylerine ulaşıldığının kontrol edilmesi önerilmektedir.

Yazıyı beğendiyseniz paylaşabilirsiniz:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir